Yazılar

788 sonuç bulundu.

Öncüler

Dört Hak Mezhep İmamlarından Ahmed B. Hanbel -rahmetullahi Aleyh-

İslam alimlerinin büyüklerinden biri de Ahmed b. Hanbel’dir (rah.). 164/780 yılında Bağdat’ta dünyaya gelmiştir. Soyu dedelerinden Nizâr b. Meâd ile Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) nesebiyle birleşir. Dört hak mezhepten biri olan Hanbelî mezhebinin kurucusudur. Yüzlerce hocadan ders almıştır. Bunlar arasında dört mezhep imamlarından İmam Şâfiî (rah.) de yer almaktadır. İlim öğrenmek için yıllarca diyar diyar gezmiştir. Kırk yaşına kadar talebelik yapmıştır. Daha sonra hadis okutmaya başlamıştır.

Saadet Günleri

Saadet Günleri

Bu ayki yazımızda, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) tebliğ ettiği Kur’an-ı Kerim’in ilahi iklimini engelleyemeyen müşriklerin dilleriyle giriştikleri mücadeleyi ve bu mücadelede vahyin cevaplarını paylaşalım. Küfürde inat ederek kalplerinin perdelenmesine sebep olanların, akıllarını da şeytanın hizmetine vermeleri kaçınılmaz olacaktır. Fakat hiçbir aklın, o aklı yaratan Allah Teâlâ ile mücadeleye girmesi mümkün değildir.

Muhabbet Olsun

Eller Yahşi Ben Yaman

Sofilik şeyhten değil sofiden öğrenilir, dermiş kudema. Anlayana büyük hikmettir ve elhak doğrudur. İnsan, sofilik yolunda mesafe kat etmiş kimselerin ameline, hizmetine, gayretine, edebine, sohbetine, tecrübesine bakar da sofilik öğrenir. Eskiler bu sebepten kendisinden önce intisap etmiş kişilere hürmet eder, onları büyük görürlerdi. İnsanın üç doğumu vardır derler, malum: Annesinden doğar dünyaya gelir, bu bir. Mürşid eli tutar, manen var olur; bu ikinci doğum. En son ölür ahirete doğar, bu d

Âlem-i İslam

Bir Diktatörlüğün Ardından

17 Aralık 2010’da Tunus’ta seyyar satıcı Muhammed Bouazizi tezgâhına el konulduğu için kendini ateşe verdiğinde yeryüzünde hiç kimse milyonlarca kişinin hayatını kaybedeceği olaylar silsilesini kestiremezdi. Adına Arap Baharı denilen bu süreç, darbelerle yahut saltanatla iktidar koltuğunda oturan zalimlerin sonunu hazırlayacak, bölge halkları için özgürlük ve barış atmosferinin önünü açacaktı. Lakin beklenen olmadı. Tunus’ta, Mısır’da, Yemen’de ve Libya’da cuntacı yönetimler tarihin tozlu sayfal

Aile

Bir Baba Olarak Peygamberimiz -sallallahu Aleyhi Vesellem-

Peygamberlerin baba evlat ilişkilerine dair manidar örnekleri mukaddes ve muazzez kitabımız Kur’an-ı Kerim’de görmekteyiz. Muhtelif surelerde ve ayetlerde Hz. İbrahim’in (a.s), Hz. Yakub’un (a.s), Hz. Lokman’ın (a.s) ve Hz. Nuh’un (a.s), evlatlarına olan hitaplarındaki “yavrucuğum, oğulcuğum” manasına gelen “yâ büneyye” ifadesi, insanlar için örnek karakterler olan peygamberlerden önemli birer mesaj olarak yansımaktadır günümüze.

Meydan

Gençlik Nereye Gidiyor?

Gençlik, hem geleceğimizin inşasında anahtar bir rol oynayan hem de zamanımızın büyük imtihanlarından olan bir emanettir. Bu emanete sahip çıkmak, onları tehlikelerden korumak ve doğru bir istikamete yönlendirmekle mümkündür. Ancak günümüz dünyasında gençlik; sanal dünyanın etkisi, ilimsizlik, günah bataklığı ve özenti gibi birçok tehditle karşı karşıya kalmış durumdadır. Bu hayati konuyu bir genç olarak açmak isterim.

Gençler Soruyor

Öfkeme Nasıl Hakim Olabilirim?

Öfke, istenmeyen sonuçlara, karşılanmayan beklentilere ve doyurulmamış isteklere karşı verilen duygusal bir tepkidir. Heyecan, mutluluk, şaşkınlık, korku gibi oldukça doğal ve insani bir duygudur. Vatan, millet, namus, mukaddesat ve can güvenliği için de insana bahşedilmiştir. Yani doğru yerde, yeterince gösterilen öfke güzeldir hatta lazımdır. Böyle ulvi gayelerle insana verilen bu haslet kontrol edilemediğinde, yanlış yerde ve yanlış kişilere gösterildiğinde ise sorunlar ortaya çıkar.

Serlevha

İnsan Sedefinin İncisi Hayâ

“...iffetlerini koruyan erkekler, iffetlerini koruyan kadınlar; Allah’ı çokça anan erkekler, çokça anan kadınlar; işte bunlar için Allah büyük bir mükâfat hazırlamıştır.” (Ahzâb, 35 İnsanca yaşamanın yolu şerefli bir hayat sürmektir. İman ehli olan herkes hayâlı, iffetli bir ömür geçirmek ister. Hayânın, utanmanın, iffetin bulunmadığı bir yerde hiçbir hayır bulunmaz.

Asr-ı Saadetten İzler

Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellemin Yanından Ayrılmayan Sahabi Abdullah B. Mesud Radıyallahu Anh

Sahabe-i kiram efendilerimizin mübarek hayatlarını anlatan meşhur Üsdü’l-Gâbe’de nakledildiği üzere Abdullah b. Mesud (r.a) gençliğinde de ilim ve hikmet sahibi idi. Çobanlık yapardı. Bir gün kendisi çobanlık vazifesini ifa ederken yanına iki kutlu misafir geldi. Bu misafirler Resulullah Efendimiz (s.a.v) ile Hz. Ebû Bekir’di (r.a). Kendisinden ücreti mukabilinde süt istediler. Abdullah b. Mesud (r.a), “Sahibinin iznini al­madan süt veremem. Aksi halde emanete hıyanet etmiş olurum” dedi.