Editörden

Huzurda Bir Ömür

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Yıllar önce tabakat türü bir eserde rastlamıştım. Bir derviş mürşidine “Efendim namazda aklıma başka düşünceler geliyor” diye şikâyetlenmiş, bundan kurtulamadığından dert yanmıştı. Mürşidi ve aynı zamanda babası olan zat ise bu sözlere şaşırmış ve demiş ki “Evladım, sen namazda, ilahi huzurda aklına bir şeyler geldiğini söylüyorsun. Biz kırk yıldır sadece namazda değil namaz dışında da Cenab-ı Allah’ın huzurunda olduğumuzu aklımızdan çıkarmadık.”

Ariflerin namaza verdiği ehemmiyeti gösteren, namazın da onların hayatına kattığı incelikleri ibret olarak sunan sarsıcı menkıbelerdendir bu. Onlar namazı hayatlarının merkezine koydular. Zamanlarını namaza göre ayarladılar. Namaz öncesi hazırlıklarını itina ile yaptılar. Namaz esnasında dünyayı ellerinin ardına bıraktılar ve akıllarını, kalplerini namaza verdiler. Namazın tüm farz, vacip, sünnet ve edeplerine riayet ettiler. Namazdan sonra sükûnet içinde tesbih ettiler. Gönülden dualar edip namazın kabulü için yakardılar. Onların bu güzel hali namaz kılmayanların namaza başlamasına, kılanların huşu ile kılmasına vesile oldu. Bugün de bu ahval üzereler. Cenab-ı Hak sırlarını ali eylesin.

Din ve toplum araştırmaları anketlerinde beş vakit namaza gösterilen hassasiyetin oldukça düşük olduğu görülüyor. En kuvvetli sünnetlerden olan cemaatle namaz kılınması ise genelde ömrün son demlerine bırakılmış durumda. İçinde bulunduğumuz bu vaziyet hayra alamet değil. Bu yüzden hepimize sorumluluklar düşüyor.

Serhend dergisinde bu ay İnsan Tabiatının Hayat Suyu İman ve Namaz konusunu işledik. Namazın manevi hayatımız için can suyu mesabesinde en temel ihtiyaç olduğunu, ayrıca iman ve namazın irtibatını açıkladık. Bunun dışında dergimiz her mümini ilgilendiren konularla bir mektep olma hüviyetini sürdürüyor.

Allah Teâlâ cümlemizi namazı beş vakit, huşu ile kılanlardan eylesin. Bizi ve neslimizi imandan, Kur’an’dan, namaz ve niyazdan ayırmasın.

Ekim sayımızda buluşmak duasıyla…

Selim Uğur