Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi hepinizin üzerine olsun.
İmâm-ı Rabbânî (k.s) hazretleri zor bir dönemde ilim ve irşad hizmetlerini yapmıştır. Nitekim yaşadığı coğrafyada Hinduizm, Budizm, Brahmanizm gibi sapkın ve Hıristiyanlık, Yahudilik gibi muharref inançlar bulunuyordu. “Din-i İlahi” isimli batıl bir inanç projesi hayata geçirilmeye çalışılıyordu. Ayrıca yoğun biçimde Şiî propagandası vardı. Böylesi bir atmosferde en büyük zararı insanların akideleri görüyordu. Bu yüzden İmâm-ı Rabbânî hazretleri Ehl-i sünnet akaidinin müdafaası konusunda eşine az rastlanır bir gayret göstermiştir. Mektuplarındaki Ehl-i sünnet vurgusu da bu gayretin bir sonucudur.
Yıllar önce bir ilim ehli, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin dönemi ile içinde bulunduğumuz zamanın birbirine benzer yönleri olduğunu söylemişti. Bunu o zamanlar tam olarak idrak edememiştim. Ancak geldiğimiz noktada bu sözün ne kadar haklı olduğunu hep birlikte müşahede ediyoruz. İlmî ve akademik ortamlarda, sosyal mecralarda, basılı ve görsel yayınlarda, hasılı insanların alaka gösterdiği her platformda türlü akidevi tuzaklar ve fahiş ilmî yanlışlar yer alıyor. Temel din eğitiminden mahrum nesillerin akidesi sistemli bir şekilde hedef alınıyor. Bu sebeple insanımızın, özellikle de yeni yetişen nesillerin akidesini koruyabilmesi bugünün en önemli meselesidir, diyebiliriz. Şüphesiz bu mücadele öncelikle Ehl-i sünnet alimlerinin işidir. Bu alimlerin rehberliğinde gösterilen her çaba, bu konuda söylenen her söz, atılan her adım, yapılan her faaliyet çok kıymetlidir.
Serhend dergisi olarak ikinci sayımızda “Yolumuz Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat” başlığı altında akide meselesini ele aldık. Günümüzün bu hayati sorununa her sayımızda doğrudan ya da dolaylı olarak temas edilecek, inşallah.
Ocak ayı boyunca dergimizin ilk sayısına muazzam bir alaka gösterdiğinize, dergimizi satır satır okuduğunuza, dost meclislerinde muhabbetle andığınıza, tavsiye ettiğinize tanıklık ettik. Geri dönüşleriyle ve hayır dualarıyla bizleri destekleyen okurlarımıza gönülden teşekkür ederiz.
Mart sayımızda buluşmak duasıyla…
Selim Uğur