Editörden

Bir Mübarek Sefer

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Seferler zordur. İnsan konfor alanından uzaklaşarak yalınlaşır. Maddi bedel ödediği gibi bedenen de meşakkat çeker. Alışkanlıklarını yapamaz, daha önceleri hazır bulduklarını tüketemez. Kendi muhitindeki namı, saygınlığı, varlığı çoğu seferde bir şey ifade etmez. Hatta bazı seferlerde dil ve örf bilmez konuma da düşer. Yolculardan bir yolcu, gariplerden bir garibe dönüşür. Bu zorluğu göze alanlar, niyetini sağlam kurup yola düşenler elbette nice hayırlara ulaşırlar. Zira varanlar yola çıkanlardır. Yeryüzünün en kıymetli hazinesi olan ilmin tahsili ancak seferledir. Seyr-i sülûk de seferle mümkün olur. Çünkü her ikisi de kendiliğinden olmaz. İlkinde alimlere, diğerinde mürşide varmak gerekir. Bir de tüm zorluklarına rağmen sefere çıkmaya can atma hali vardır ki işte o bir tür nasiptir, kemalattır. Böylesi bir halin izlerini Emir Sultan’ın (k.s) müritlerinden Bursalı Aşık Yûnus Efendi’nin (rah.) şu şiirinde görürüz:

Bir mübarek sefer olsa da gitsem
Kâbe yollarında kumlara batsam
Hub cemalin bir kez düşte seyretsem
Ya Muhammed canım arzular seni

Salat ve selam Peygamber Efendimiz’e,
âline ve ashabına olsun.

Serhend dergisinde bu ay “Manevi Yakınlığa Vesile: Hac ve Kurban” konusunu ele aldık. Müminlerin gönlünde bir özlem olarak duran hac ibadetini yâd ederek mukaddes diyarlarla bereketlendik. Bunu yaparken hac ibadetinin bir parçası olan, ayrıca vacip ve sünnet kurbanlarla İslam coğrafyasının dört bir yanına yayılan kurban ibadetini de işledik.

Yayın ekibi olarak Kurban Bayramınızı tebrik ederiz. Allah Teâlâ ümmetin hac ve kurbanlarını kabul buyursun. Yaşadığımız zorlukların izalesine ve manevi yakınlığa vesile eylesin.

Temmuz sayımızda buluşmak duasıyla…

Geçen ayki sayımızın 15. sayfasında “Muhakkak ki nefis daima kötülüğü emreder” mealindeki ayet-i kerimenin kaynağı (Yûsuf, 53) yerine sehven (Yûnus, 53) şeklinde yazılmış. Onu düzeltir, geri dönüş ve dualarıyla bizlere destek olan herkese teşekkür ederiz.

Selim Uğur