Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Mektûbât-ı Rabbânî’yi okuyan kişinin dikkatini çekecek ilk husus İmâm-ı Rabbânî (k.s) hazretlerinin bazı konulardaki hassasiyeti olacaktır. Bunların başında akaidin Ehl-i sünnet itikadına göre düzeltilmesi gelir. Misalen bir mektubunda şöyle der: “İnsana gerekli olan ilk şey, kurtuluşa ermiş fırka olan Ehl-i sünnet ve’l-cemaat alimlerinin görüşleri doğrultusunda akideyi düzeltmektir.” (94. Mektup) Hazret bu konuya her vesile ile temas etmekte ve bunu açıklamaktadır. Bundan sonra eserde Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) sünnet-i seniyyesine ittiba meselesi ön plandadır. İbadetlerin sünnete uygun olması gerektiği, sünnete uygun amellerin makbul oluşu, sünneti bize ulaştıran ashab-ı kiramın ve ehl-i beytin fazileti konuları eser içinde belirgin bir şekilde vurgulanır. “Resulullah’ın (s.a.v) sünnetine uymanın zerresi, tüm dünya zevklerinden ve ahiret nimetlerinden sayılamayacak derecede daha değerlidir. Fazilet onun sünnetine tabi olmaya bağlıdır” (114. Mektup) minvalindeki sözleri onun sünnete verdiği ehemmiyeti açık bir şekilde gösterir. Eserde karşımıza çıkan bir diğer husus bidat meselesidir. İmâm-ı Rabbânî (k.s) hazretleri bidat konularında en az sünnet-i seniyyeyi savunmadaki hassasiyeti kadar dertlidir. Şu yakarışı bu derdin misallerindedir: “Zillet halinde ve boyun bükerek gizli ve aşikâr Allah Teâlâ’ya yalvarıyor; bu fakiri, yanında toplananları ve işlerini kendisine havale edenleri, herhangi bir bidati işlemekten korumasını diliyorum.” (186. Mektup) O adeta bidatlere harp ilan etmiştir.
Serhend dergisi olarak “Niyet Hayır Akıbet Hayır” diyerek çıktığımız bu ilim ve muhabbet yolculuğunda ikinci sayımızda “Yolumuz Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat” demiştik. Mart ayındaki “Ramazan-ı Şerif” dosyası ardından, nisan sayımızda da “Hayat Dengemiz Sünnet-i Seniyye” konusunu işlemiştik. Bu ay ise “Sünnet-i Seniyye Uğruna Bidatlerden Sakınmak” diyerek bidatler konusunu ele alıyoruz. Böylece ilk sayılarımızda Serhend Güneşi İmâm-ı Rabbânî hazretlerine mutabaat etmiş bulunuyoruz. Allah Teâlâ’ya hamd, Resulullah Efendimiz’e, âline ve ashabına salat ve selam olsun.
Haziran sayımızda buluşmak duasıyla…
Selim Uğur