Asr-ı Saadetten İzler
Şehitlerin Seyyidi Hz. Hamza Radıyallahu Anh
Hz. Hamza (r.a) Resulullah Efendimiz’in (s.a.v) amcasıdır. Şehitlerin efendisi anlamında “Seyyidüşşüheda”, Allah Teâlâ’nın aslanı anlamında “Esedullah” gibi lakapları vardır. Ebû Leheb’in cariyesi Süveybe’den süt emdikleri için de Resulullah Efendimiz (s.a.v) ile Hz. Hamza (r.a) aynı zamanda süt kardeşidirler.
Uhud Muharebesi olduğu gün Hz. Hamza radıyallahu anh “Ben Allah’ın aslanıyım” diyerek kâfirlerin üzerine yürüyor, onları bir bir yere seriyordu. Müslümanlara kuvvet oluyordu. Tam otuz bir kâfir öldürmüştü.
Hz. Hamza (r.a) Resulullah Efendimiz’in (s.a.v) amcasıdır. Şehitlerin efendisi anlamında “Seyyidüşşüheda”, Allah Teâlâ’nın aslanı anlamında “Esedullah” gibi lakapları vardır. Ebû Leheb’in cariyesi Süveybe’den süt emdikleri için de Resulullah Efendimiz (s.a.v) ile Hz. Hamza (r.a) aynı zamanda süt kardeşidirler.
Müslümanların en zayıf; İslam düşmanlarının ise en merhametsiz olduğu, acımasızca zulmettiği bir dönemde Hz. Hamza (r.a) Kâbe-i Muazzama’ya gelerek bütün Mekke ileri gelenlerinin de olduğu bir mecliste korkusuz bir şekilde üzerlerine yürümüştü. Elindeki yay ile Ebû Cehil’e bir darbe indirmiş ve ardından “İşte ben de yeğenimin dinini benimsiyorum, cesareti olan varsa gelsin dövüşelim” diyerek kâfirlerin onurunu ayaklar altına almış, İslam’ın izzetini izhar etmişti.
Daha sonra Hz. Hamza (r.a), âlemlerin efendisi olan yeğeni Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) yanına giderek:
— İşte intikamını aldım; artık rahat ol, dedi.
Resul-i Ekrem (s.a.v) ise, amcasının bu hareketine cevaben:
— Ey amca! Ben asıl senin müslüman olmana sevineceğim, deyince Hz. Hamza (r.a) kelime-i şehadet getirdi.
Cengâver ve mücahit
Hz. Hamza korkusuz bir cengâver ve mücahitti. Resulullah Efendimiz (s.a.v) Hz. Hamza’yı (r.a) bazı askeri seferlerde komutan ve sancaktar yaptı. Hz. Hamza (r.a) şüphesiz ki Bedir Savaşı’nın en büyük kahramanlarındandı. Bu muharebede müşriklerin liderlerinden Utbe b. Rebîa’yı öldürdü. Babasının öldürülmesine tahammül edemeyen ve Hz. Hamza’ya büyük öfke duyan Hind (r.anha) o zamanlar müslüman olmamıştı. İntikam için yine o vakitler müslüman olmayan Vahşi’ye (r.a) bütün ziynet eşyaları ile bol miktarda altın karşılığında Hz. Hamza’yı (r.a) şehit etmesini emretti. Uhud Muharebesi olduğu gün Hz. Hamza (r.a) “Ben Allah’ın aslanıyım” diyerek kâfirlerin üzerine yürüyor, onları bir bir yere seriyordu. Müslümanlara kuvvet oluyordu. Tam otuz bir kâfir öldürmüştü. Nihayet Siba‘ ile vuruşup onu da öldürdükten sonra onu uzaktan izleyen Vahşi (r.a) mızrağını fırlatarak Hz. Hamza’yı (r.a) şehit etti.
Resulullah Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem her perşembe günü Uhud’a gelmiş ve amcasının kabrini ziyaret etmiştir.
“Yas tutmak gerekseydi sana yas tutardım”
Resulullah Efendimiz (s.a.v) çok sevdiği amcası Hz. Hamza’nın (r.a) mübarek naaşının başına gelerek mübarek gözyaşlarını döktü. Şu sözleri onun için söyledi: “Hiç kimse senin kadar musibete uğramamış ve uğramayacaktır. Beni bunun kadar öfkelendiren bir şey olmamıştır. Ey Resulullah’ın amcası! Ey Allah ve Resulü’nün aslanı Hamza! Allah sana rahmet etsin. İyi bilirim ki sen hısım ve akrabalık haklarını gözetir, daima hayırlı işler yapardın. Eğer yas tutmak gerekseydi sana yas tutardım.”
Hz. Hamza’nın (r.a) durumu Resulullah Efendimiz’in (s.a.v) yakınlarını sarsmıştı. Peygamber Efendimiz (s.a.v) çok kıymetli halası Hz. Safiyye ile kızı Hz. Fatıma (r.anhüma) validemizi sakinleştirdi. Bu esnada şehitlerin hayat sahibi oldukları hakkında nazil olan, “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler zannetmeyin. Bilakis onlar diridirler. Allah’ın kendi lütuf ve kereminden kendilerine verdikleriyle sevinçli bir halde Rab’leri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşleri için de hiçbir keder ve korkunun bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar” (Âl-i İmrân, 169-170) ayet-i celilesini okuyarak amcası hakkındaki büyük müjdeyi ilan etti.
Hz. Hamza’nın (r.a) cenaze namazını Resulullah Efendimiz (s.a.v) kıldırmıştır. Kabr-i şerifini ise ashabın büyükleri Hz. Ebû Bekir (r.a), Hz. Ömer (r.a), Hz. Ali (r.a) ile Hz. Zübeyr (r.a) kazmışlardır.
Resulullah Efendimiz (s.a.v) pek sevgili amcası Hz. Hamza’ya (r.a) vefa olarak her perşembe günü Uhud’a gelmiş ve amcasının kabrini ziyaret etmiştir. Allah Teâlâ bizleri şefaatlerine nail eylesin. Âmin.