Yükleniyor...

Yükleniyor...

İlkeli yayıncılık anlayışıyla İslami ilimler, tasavvuf, tarih, kültür, sanat, eğitim, aile ve gençlik alanlarında doğru ve güvenilir eserler sunuyoruz. Ehl-i sünnet çizgisine uygun, sade ve anlaşılır içeriklerle her yaştan okuyucuya hitap ediyoruz.

Resulullah Sallallahu Aleyhi Ve Sellemin Tertemiz Nesebi

BİZANS İMPARATORU RESULULLAH EFENDİMİZ’İN BÜYÜK DEDESİ HÂŞİM B. ABDİMENAF’IN ŞÖHRETİNİ VE FAZİLETİNİ DUYMUŞTUR. BU YÜZDEN ONU DAVET ETMİŞ, ONUNLA TANIŞMIŞ VE YÜKSEK SIFATLARINA HAYRAN OLMUŞTUR.

Resulullah Efendimiz'in (s.a.v) soyu hadis-i şerifte buyurduğu üzere “Tertemiz bir sülaleden” gelmiştir. Diğer bir hadis-i şerifte Efendimiz (s.a.v) bu manayı, “Âdem babamın sulbünden çıkan hiçbir zinakâr kadın beni (atalarımdan hiçbirini) doğurmadı. Bütün ümmetler sürekli bir büyükten diğer büyüğe benim hakkımda (kendilerinden gönderilmem için) çekişmiştir. Nihayet ben Arapların en faziletli iki kabilesi olan Hâşim ve Zühre’den dünyaya gelmiş bulunmaktayım” (Şâmî, Sübülü’l-Hüdâ ve’r-Reşâd, 1/ 256) şeklinde ifade etmiştir.

Başka bir hadis-i şerifte şöyle buyrulur: “Şüphesiz ki Allah azze ve celle bütün mahlukatın içinden Âdemoğullarını, Âdemoğullarından Arapları, Araplardan Mudar’ı, Mudar’dan Kureyş’i, Kureyş’ten Hâşimoğullarını seçti. Hâşimoğullarından da beni seçti. Demek ki ben seçkinlerden seçkinlere intikal etmişim.” (Tirmizî, Nevâdirü’l-Usûl, 1/331-332)

Zamanın Bizans imparatoru veya Bizans kayseri dahi Resulullah Efendimiz’in (s.a.v) büyük dedesi Hâşim b. Abdimenaf’ın şöhretini ve faziletini duymuştur. Bu yüzden onu davet etmiş, onunla tanışmış ve yüksek sıfatlarına hayran olmuştur.

Ömer b. Abdülaziz (rah.) Peygamberimiz’in (s.a.v) nesebi hakkında şöyle demiştir: “Kureyş Araplarının bahtı Resulullah Efendimizin büyük dedesi Hâşim b. Abdimenaf’ın reis olması ile açılmıştır.”

Resulullah Efendimiz'in dedesi Abdülmuttalib, Medine-i Münevvere’de doğdu. En sevdiği evladı olan, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) mübarek babası Abdullah da Medine-i Münevvere’de vefat etti. Alimlerimiz eserlerinde Resulullah Efendimiz’in (s.a.v) mübarek babasını şöyle anlatırlar: Ondan misk-i amber kokusu gelirdi ve kendisi o kadar nurlu bir zattı ki “Misbahu’l-Harem (Harem’in Kandili)” diye anılırdı.

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) babası Abdullah ile dedesi Abdülmuttalip arasında geçen şöyle bir konuşma nakledilir:

Baba, Batha’ya çıktığımda bana bir tecelli oluyor. Sadrımdan bir nurun çıkıp doğuyu ve batıyı kuşattığını görüyorum.

Senin sulbünden âlemlerin en hayırlısı çıkacak.

“Kureyş Araplarının bahtı Resulullah Efendimiz'in büyük dedesi Hâşim b. Abdimenaf’ın reis olması ile açılmıştır.”

Ömer b. Abdülaziz rahmetullahi aleyh

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) mübarek babası Abdullah tertemiz nesebini beyitlerle şöyle anlatmıştır:

“Her beldede gezenler şuna kesin kanaat ettiler ki,

Gerçekten biz Hâşimîlerin yeryüzünün efendilerine karşı üstünlüğümüz vardır.

Şüphesiz benim babam Abdülmuttalib öyle ululuk sahibidir ki, gökle yer arasında parmakla gösterilmekte.

…Onun öyle dedesi ve ataları vardır ki evvelden beri onlar, temiz ırkları ve itibarlarıyla yüceliği şiar edinmişlerdi.”