Yükleniyor...

Yükleniyor...

İlkeli yayıncılık anlayışıyla İslami ilimler, tasavvuf, tarih, kültür, sanat, eğitim, aile ve gençlik alanlarında doğru ve güvenilir eserler sunuyoruz. Ehl-i sünnet çizgisine uygun, sade ve anlaşılır içeriklerle her yaştan okuyucuya hitap ediyoruz.

Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellemin Vahiy Kâtibi Hz. Muaviye Radıyallahu Anh

“Muaviye radıyallahu anh, Resulullah sallallahu aleyhi vesellemin ashabının perdesidir. Kişi bu perdeyi araladığı zaman sahabeye sataşmaya cüret eder.” Rabî‘ b. Nâfi rahmetullahi aleyh

Resulullah (s.a.v) efendimizin “ashabımın yolunda gidenler” olarak vasıfladığı tek kurtuluş fırkası olan Ehl-i sünnet ve’l-cemaat hem ehl-i beyti, hem müminlerin annelerini hem de ashab-ı kiramın cümlesini sever ve sevdirir. Hz. Muaviye’nin (r.a) konumu ve faziletleri Ehl-i sünnet ile başta Şia olmak üzere bir kısım bidat fırkaları arasındaki en belirgin ihtilaf sebebidir. Bu yüzden Ehl-i sünnet akidesindeki her müminin Hz. Muaviye’yi (r.a) tanıyıp, faziletini bilmesi önemlidir.

Hz. Muaviye’nin (r.a) tam adı Ebû Abdirrahmân Muâviye b. Ebî Süfyân Sahr b. Harb b. Ümeyye el-Ümevî el-Kureşî’dir. Hicri 60 miladi 680 yılında vefat etmiştir. Onun Resulullah (s.a.v) efendimiz yanındaki konumu ve ümmet içindeki fazileti Ehl-i sünnet nazarında tartışmasızdır. Hz. Muaviye (r.a) Resulullah’ın (s.a.v) dua ve methine mazhar olmuş büyük bir zattır. Bizim akidemizde sahabiler, peygamberler gibi ismet sıfatına sahip değildir. Yani sahabilerin masum olduğu düşüncesini taşımayız. Bununla birlikte Efendimiz (s.a.v) bizi ashab-ı kiramın hatalarını konuşmaktan men etmiştir. Bu nedenle onların faziletlerine bakarız.

Faziletleri

Resulullah Efendimiz (s.a.v) Hz. Muaviye (r.a) hakkında şöyle buyurmuştur: “Allah’ım! Muaviye’ye kitabı ve hesabı öğret; onu azaptan koru!” (İbn Hanbel, Müsned, 4/127)

“Allah’ım! Muaviye’yi hidayet eden, hidayet ehli ve hidayete ehil kıl!” (Tirmizî, Menâkıb, 117)

“Ümmetimden denizde gaza eden ilk ordu cennete girmeyi hak etmiştir.” (Buhârî, Cihâd, 92) İmam Buhârî’nin (rah.) rivayet ettiği bu hadis-i şerifin izahında kaynakların ittifakına göre deniz gazasına çıkan ilk İslam komutanı Hz. Muaviye’dir (r.a).

İbn Hacer’in (rah.) Fethu’l-Bârî adlı eserinde geçtiğine göre Abdullah b. Abbas (r.a) onun fıkhı bir konudaki uygulaması üzerine şöyle demiştir: “İsabet etmiş! Çünkü o fakihtir.” (Buhârî, Eshâbu’n-nebî, 29)

Heysemî’nin (rah.) rivayet ettiği üzere Ebü’d-Derdâ (r.a) şöyle demiştir: “Resulullah’tan (s.a.v) sonra onun namazına, bu emîriniz Muaviye’nin namazı kadar çok benzeyen birini görmedim.”

İbn Kesîr’in (rah.) rivayet ettiğine göre Rabî‘ b. Nâfi şöyle demiştir: “Muaviye (r.a), Resulullah’ın (s.a.v) ashabının perdesidir. Kişi bu perdeyi araladığı zaman sahabeye sataşmaya cüret eder.” İmam Katâde (rah.) de: “Eğer Muaviye’nin ameli gibi amel işleyen birini görseydiniz muhakkak çoğunuz ‘Bu Mehdi’dir’ derdi.” diyerek onu methetmiştir.

“Allah’ım! Muaviye’ye kitabı ve hesabı öğret; onu azaptan koru!”(İbn Hanbel, Müsned, 4/127)

Hz. Muaviye’nin (r.a) hilafeti döneminde ehl-i beyt fertleri başta olmak üzere İslam mülkü olan cümle hilafet toprağı en huzurlu, emniyetli, fütuhatlı ve bereketli dönemlerinden birini yaşamıştır. Hz. Ali (r.a) efendimizi şehit eden Hâricîlerden Hz. Ali’nin (r.a) intikamını almak ve Hâricileri Hicaz’dan def etmek de Hz. Muaviye (r.a) efendimize nasip olmuştur. Hz. Muaviye (r.a) şehadetine kadar Hz. Hasan (r.a) efendimize ikram, ihsan ve hürmet ile muamele etmiştir. Hz. Zeyneb (r.anha) validemiz “Ehl-i beyt olarak biz, Muaviye kadar bize ikram ve ihsan ile davrananı görmedik” demiştir. Bütün bu faziletlerinden dolayı pirimiz Şah-ı Nakşibend (k.s) hazretleri: “Hz. Muaviye’nin (r.a) saltanatı, saltanat-ı Muhammediyye’dir (s.a.v)” buyurmuştur.

Savrulmaların önündeki setler

Akaid imamlarımız ashab-ı kiramı sayıp sevmeyi emreder, fıkıh imamlarımız bunu telkin eder, silsilesi Resulullah (s.a.v) efendimize ulaşan bütün hak tarikatlar da bu usul üzeredir. Başlarında ehil zatlar kalmayan kimi yollarda, adına ve tarihine uymayacak savrulmalar yaşanmış ya siyasi mülahazalarla ya da ölçüsüz muhabbetle Hz. Muaviye (r.a) hakkında uygunsuz söylemler dile getirilmiştir. Ancak İmâm-ı Rabbânî (k.s) gibi tecdid ehli büyük zatlar bu savrulmalara set çekmişlerdir.

Allah Teâlâ bizleri şefaatlerine nail eylesin. Âmin.