Yükleniyor...

Yükleniyor...

İlkeli yayıncılık anlayışıyla İslami ilimler, tasavvuf, tarih, kültür, sanat, eğitim, aile ve gençlik alanlarında doğru ve güvenilir eserler sunuyoruz. Ehl-i sünnet çizgisine uygun, sade ve anlaşılır içeriklerle her yaştan okuyucuya hitap ediyoruz.

Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellemin Hanımı Müminlerin Annesi Hz. Âişe Radıyallahu Anha

Ebû Seleme rahmetullahi aleyh Hz. Âişe radıyallahu anha validemizi sünnet-i seniyyeyi, feraiz ilmini çok iyi bilen; dinde derinleşmiş, ayet-i kerimelere ve esbab-ı nüzule yüksek derecede vâkıf biri olarak vasıflamıştır.

Hz. Âişe (r.anha) Resulullah Efendimiz’in (s.a.v) hanımlarındandır ve müminlerin annesidir. Babası Hz. Ebû Bekir Sıddık (r.a) efendimizdir. Bundan dolayı Âişe-i Sıddıka diye de anılmıştır.

Hz. Âişe (r.anha) annemizin Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) yanında vakarı, edebi, takvası ve sadakati ile müstesna bir yeri vardı. Onun gece vakitlerindeki ibadetlerini bize aktaran Hz. Âişe annemiz oldu. Nitekim şöyle anlatıyor: “Resulullah namaza durduğu zaman, yüreğinden kazan kaynamasına benzer bir ses duyulurdu. Ezan okunduğu zaman, Allah’ın huzuruna çıkacağı için etrafındakileri adeta tanımaz hale gelirdi.” (Ebû Dâvûd, Salât, 157)

Resulullah Efendimiz’in (s.a.v) fedakârlığının da en büyük şahidi Hz. Âişe annemizdi. Yine onun ifadesiyle Hz. Peygamber (s.a.v), ömrü boyunca iki gün üst üste arpa ekmeği ile doymadan ahirete intikal etmişti. (bkz. Buhârî, Eymân, 22)

Mümine hanımların hocası

İlim tahsilinde en önemli meziyetlerden olan yüksek bir zekâ, merak ve güzel soru sorma meziyetlerine sahipti. Bu vesile ile Hz. Âişe (r.anha) validemiz Resulullah Efendimiz’den (s.a.v) nice fıkhi meseleler öğrendi. Başta tesettür olmak üzere pek çok ehemmiyetli meseleyi ümmetin kadınlarına hep Hz. Âişe validemiz öğretmişti.

Hz. Âişe (r.anha) hayatı boyunca ilimle iştigal etmiş ve pek çok meseleyi açıklığa kavuşturmuştur. Hatta sahabe-i kiramın fıkhi konularda ona müracaat ettiği bilinmektedir. Nitekim alim sahabilerden Ebû Musa el-Eş‘ârî (r.a) müşkül bir mesele ile karşılaştıklarında Âişe (r.anha) annemize sorduklarını dile getirmiştir. Cennetle müjdelenen sahabilerden Abdurrahman b. Avf’ın (r.a) oğlu, tabiîn fakihlerinden Ebû Seleme (rah.) de Hz. Âişe validemizi sünnet-i seniyyeyi, feraiz ilmini çok iyi bilen; dinde derinleşmiş, ayet-i kerimelere ve esbab-ı nüzule yüksek derecede vâkıf biri olarak vasıflamıştır.

Hz. Âişe (r.anha) annemizin ilmî üstünlüğünü büyük fakih ve muhaddis İmam Zührî (rah.) de “Zamanının bütün alimlerinin ve peygamberimizin diğer zevcelerinin ilmi bir araya toplansa, Hz. Âişe'nin ilmi yine daha ağır basardı” diyerek anlatmıştır.

Dinin ölçülerinden ve sünnet-i seniyyeden hiçbir şekilde taviz vermemiş olan sahabe-i kiramın erkeklerinin ona sorular sorup cevap alması ya perde arkasından ya da hanımları ve kızları aracılığıyla olmuştur.

Saadet dolu oda

Resulullah Efendimiz (s.a.v) hicretin 11. yılında Safer ayının (Mayıs 632) son haftasında hastalığı şiddetlenince diğer hanımlarının iznini alarak Hz. Âişe’nin (r.anha) odasına geçti. Son anlarını mübarek başı Hz. Âişe annemizin kucağında, eli onun elinde olduğu halde geçirerek vefat etti. Hz. Âişe annemiz şifası için dua ederken Resulullah Efendimiz (s.a.v): “Ben en sevgiliyi istiyorum” buyurarak Rabbi ile vuslatı ne denli arzuladığını ifade etmekteydi. Vefat ettiğinde Hz. Âişe annemizin odasına defnedildi.

“Zamanının bütün alimlerinin ve peygamberimizin diğer zevcelerinin ilmi bir araya toplansa, Hz. Âişe'nin ilmi yine daha ağır basardı” Zührî rahmetullahi aleyh

İlerleyen yıllarda Efendimiz’in (s.a.v) ilk iki halifesi, can yoldaşları ve sahabe-i kiramın öncüleri Hz. Ebû Bekir (r.a) ve Hz. Ömer (r.a) de aynı odaya defnedildi. Hz. Âişe (r.anha) annemizin mahremiyete gösterdiği yüksek ehemmiyeti şu sözlerinden anlamaktayız: “Resulullah odama defnedildikten sonra başım açık otursam da Ömer yanına gömülünce bir daha o odada asla başım açık oturmadım.” (Ebû Ya’lâ, Müsned, 8/368)

Allah Teâlâ bizleri şefaatlerine nail eylesin. Âmin.