Asr-ı Saadetten İzler
Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellemin Hanımı Müminlerin Annesi Hz. Hatice Radıyallahu Anha
Hz. Hatice radıyallahu anha Resulullah sallallahu aleyhi vesellemin gözünün nuru, ehl-i beytin annesiydi.
O müminlerin annesi, Ümmü’l-Kasım (Ümmü’l-Hind) Hatice bint Huveylid el-Kureşiyye (v. 620) idi. Resulullah Efendimiz’in (s.a.v) gözünün nuru, ehl-i beytin annesiydi. Hz. Hatice’nin (r.anha) babası Huveylid, Kureyş’in eşrafındandı. Validesi Fatıma el-Amiriyye’nin nesebi de Lüey b. Galib’de Resulullah Efendimiz’in (s.a.v) mübarek nesebi ile birleşir. Hz. Hatice validemiz üstün iffeti sebebiyle İslamiyet’ten önce “Tahire” lakabıyla anılırdı. “Kübra” sıfatı ise Resulullah Efendimiz’in (s.a.v) en büyük hanımı olması sebebiyle söylenmiştir.
37 yaşında dul kalmıştı. Mekke-i Mükerreme’nin en asaletli hanımı idi. Zengin bir tüccardı. Zevci vefat ettikten sonraki üç yıllık süreçte Mekke-i Mükerreme’nin en asilleri onunla evlenebilmek için aracılar koydu, o ise hepsini reddetti. Ta ki hizmetkârı Meysere ona vekâleten Resulullah Efendimiz (s.a.v) ile ortak olana kadar. Meysere’den Efendimiz’in (s.a.v) güzel ahlakını öğrendi. Ve nihayet cihanın en mualla, müberra ve kutsi evliliği hasıl oldu. Bu evlilikten ilk çocukları Kasım iki yaşına kadar yaşadı. Resulullah Efendimiz’in (s.a.v) Ebü’l-Kasım künyesi onun adındandır. Daha sonra Zeyneb, Rukiyye, Ümmü Külsüm ve Fatıma validelerimiz cihanı teşrif ettiler. Tayyib (Abdullah) ile Tahir Resulullah Efendimiz (s.a.v) risalet vazifesini ifaya başlamadan önce vefat etmişlerdir. (Bazı kaynaklarda Abdullah, Tahir ve Tayyib’in aynı çocuklar olduğu, bazı kaynaklarda ise üçünün ayrı çocuklar olduğu da rivayet edilir.) Resulullah Efendimiz (s.a.v) ile Ümmü’l-mü’minîn Hz. Hatice (r.anha) tarifi kabil olmayan bir saadet üzere yirmi beş yıl evli kaldılar.
Hz. Hatice radıyallahu anha emsalsiz sadakati ve sevdası ile İslam’ın en garip ve zayıf devrinde bütün mallarını İslam davası uğrunda infak etti.
Resulullah Efendimiz (s.a.v), kendisine üç şeyin Hak Teâlâ tarafından sevdirildiğini ve bunlardan birinin de “saliha hanım” olduğunu ifade buyurmuşlardır. (bkz. Nesâî, Işretü’n-Nisâ, 1) Muhaddisler bu hadis-i şerifi şerh ederlerken Resulullah’ın (s.a.v) bu iltifatındaki büyük hissenin Hz. Hatice (r.anha) annemize ait olduğunu beyan etmişlerdir. O Efendimiz’e (s.a.v) ilk iman eden kişi olarak en büyük dayanağı idi.
Resulullah Efendimiz (s.a.v) Hira mağarasında inzivaya çekildiği zamanlarda, birçok hizmetçisi olmasına rağmen Resulullah Efendimiz’e (s.a.v) bizzat kendisi azık götürürdü. Emsalsiz sadakati ve sevdası ile İslam’ın en garip ve zayıf devrinde bütün mallarını İslam davası uğrunda infak etti.
Öyle ki Hz. Hatice annemizin faziletine sema ehli ve meleklerin seyyidi Cebrail (a.s) bile hayran olarak Resulullah Efendimiz’e (s.a.v) “Hatice yanına geldiği zaman ona Rabbinden ve benden selam söyle!” (Buhârî, Menâkıbü’l-Ensâr, 20) buyurmuştur.
Hz. Hatice (r.anha) validemiz 10 Ramazan’da (19 Nisan 620) vefat etti. Bugün Cennetü’l-Mualla’da olan Hacûn Kabristanı’na defnedildi. Resulullah Efendimiz (s.a.v) sevgili zevcesi Hz. Hatice’nin (r.anha) vefatı üzerine (aynı yıl amcası Ebû Tâlib de vefat etmişti) “Şu ümmete gelen iki büyük musibetten hangisine daha çok yanacağımı bilemiyorum” (Taberî, Târih, 2/229) buyurmuş ve o yıla “Hüzün Senesi” denilmiştir.
Resulullah (s.a.v) Hz. Hatice’nin (r.anha) vefatından sonra hiçbir zaman onu unutmamış, her vesile ile onun kadrini, faziletlerini ve yanındaki kıymetini söylemiştir. Osmanlı ecdadımız da Hz. Hatice’nin (r.anha) hatırasına büyük hürmet göstermişlerdir. Bu vefa ile hanedandan nice hanım sultana Hatice Sultan adını koymuşlardır.
Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından Hz. Hatice (r.anha) validemizin mübarek kabr-i saadetleri üzerine heybetli bir türbe inşa edilmiştir.
Mekke-i Mükerreme’nin kutuplarından Şeyh Seyyid Muhammed Alevî (k.s) Hz. Hatice validemizin mübarek kabr-i saadetlerinin olduğu mevkinin manevi kıymetine işaret edip Hz. Hatice’nin (r.anha) de Mekke-i Mükerreme’nin manevi reisi olduğunu beyan etmişlerdir.
Allah Teâlâ bizleri İki Cihan Serveri’nin şefaat ve himmetlerine mazhar eylesin. Âmin.