Cennetle Müjdelenenler
İslam Süvarisi Sa‘d B. Ebî Vakkâs Radıyallahu Anh
Mekke-i Mükerreme’de dünyaya gelmiştir. Baba tarafından Kilab b. Mürre, anne tarafından da Abdümenâf b. Kusay ile soyu EFENDİMİZ SALLALLAHU ALEYHİ VESELLEMİN nesebiyle birleşir. Müslüman olmasına Hz. Ebû Bekir radıyallahu anh vesile olmuştur.
SAHABİ: Sa‘d b. Ebî Vakkâs radıyallahu ahn
KÜNYESİ: Ebû İshâk
BAZI LAKAPLARI: Fârisü’l-İslâm
BAZI EVLATLARI: Musab, Âmir, Muhammed, Yahya, Âişe. radıyallahu anhüm
DOĞDUĞU YER, YIL: MEKKE-İ MÜKERREME, m. 592
VEFAT ETTİĞİ YER, YIL: Medine-i Münevvere, Akîk, h. 58 - m. 678.
KABRİ: Cennetü’l-baki’, Medine-i Münevvere
PEYGAMBERİMİZLE YAKINLIĞI: Hz. Âmine validemizin amcasının torunudur.
Tam adı Ebû İshâk Sa‘d b. Ebî Vakkâs Mâlik b. Vüheyb el-Kureşî ez-Zührî’dir. Miladi 592’de doğmuştur. Dedesi Hz. Âmine validemizin amcası olduğu için Peygamber Efendimiz ona “dayı” diye hitap etmiştir. 17 veya 19 yaşlarındayken müslüman olmuştur. İslam’a ilk girenlerden, cennetle müjdelenen meşhur sahabilerdendir. Askerî yönden gösterdiği kahramanlıkları meşhurdur ve bundan dolayı kendisine Fârisü’l-İslâm (İslam süvarisi) lakabı verilmiştir. Efendimiz’in (s.a.v) kendisine “Anam babam sana feda olsun” dediği nadir sahabilerdendir. 270 hadis rivayet ettiği nakledilir. 678 yılında Medine’de vefat etmiştir. Aşere-i mübeşşere ve muhacir sahabilerden en son vefat eden kişidir.
Annesi Hak’tan yüz çevirmesini istedi
Hz. Sa‘d (r.a) müslüman olunca annesi onun İslam’dan vazgeçmesini istedi. Hz. Sa‘d (r.a) annesine son derece bağlı biriydi. Ancak o annesinin bu isteğini yerine getirmedi. Annesi ona İslam’ın bir emri olan ana babaya ve yakın akrabaya iyi davranmanın gerekli olduğunu hatırlatarak aklını çelmeye ve onu İslam’dan çevirmeye çalıştı. Yine karşılık bulamayınca Hz. Sa‘d’a (r.a) İslam’dan dönmediği takdirde hiç bir şey yiyip içmeyeceğini söyledi. Böylece kendisini çok seven evladını baskı altına almak ve dininden döndürmek istiyordu. Annesi dediğini yapsa da oğlunun kararlı duruşunu değiştirmediğini gördü. Hz. Sa‘d (r.a) annesine hitaben yüz tane canı olsa ve hepsi birer birer çıksa yine de dininden dönmeyeceğini söyleyerek net tavrını bir kez daha ortaya koydu. Bunun üzerine şu ayet nazil oldu: “Biz insana, ana babasına iyilik etmesini emrettik. Şayet onlar seni, hakkında hiçbir bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa, bu takdirde onlara itaat etme.” (Ankebût, 8) Hz. Sa‘d (r.a) böyle yaparak aynı zamanda Efendimiz’in (s.a.v) “Yaratana isyan olan işte mahluka itaat olmaz” (Hâkim, el-Müstedrek 123/3) hadis-i şerifinin gereğine göre de amel etmiş ve bizlere hayat boyu pusula olacak bir örnek tavır sergilemiştir.
Cengâver ve yiğit biriydi
Şüphesiz Sa‘d b. Ebî Vakkâs (r.a) denince onun akla ilk gelen özelliklerinden biri cesur ve cengâver biri oluşudur. Efendimiz’in (s.a.v) yer aldığı bütün savaşlara iştirak etmiştir. Bedir Savaşı’nda öldürülmesi güç olan müşriklerin süvari komutanı Said b. Âs’ı o öldürmüş ve kılıcını Efendimiz’e (s.a.v) teslim etmiştir. Yine Uhud Savaşı’nda üstün gayret ve başarı göstererek düşman ordusuna ağır zayiatlar verdirmiştir. Efendimiz (s.a.v) Uhud’da ona okları uzatıp “At Sa‘d, at! Anam babam sana feda olsun” (Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe 41) diyerek iltifat buyurmuştur. Ok atma konusunda usta olan ve bu özelliğinden dolayı kemankeşlerin piri olarak kabul edilen Hz. Sa‘d’ın (r.a) Uhud günü bin ok attığı nakledilmiştir. Hatta Hz. Sa‘d (r.a), attığı bir okla önce bir düşmanı öldürmüş, ardından düşman safından biri aynı oku Hz. Sa‘d’a atmış ama ıskalamıştır. Hz. Sa‘d (r.a) bu okla bir düşmanı daha öldürmüş ve yine aynı ok kendisine fırlatıldığında Hz. Sa‘d (r.a) onunla üçüncü bir kişiyi daha vurmuştur.
Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem Uhud’da ona okları uzatıp “At Sa‘d, at! Anam babam sana feda olsun” (Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe 41) diyerek iltifat buyurmuştur.
Duası makbuldü
Hz. Sa‘d b. Ebî Vakkâs (r.a) Efendimiz’in (s.a.v) özel duasına mazhar olmuştu. Halk onun bu durumunu bildiği için bedduasına uğramaktan çekinirdi. Ancak ne var ki Kûfe valiliğini yürüttüğü sırada ganimetleri adil dağıtmadığı, namazları çok uzattığı, gaza işlerinde gevşek davrandığı iddialarıyla aleyhinde fitne çıkarıldı. Durum dönemin halifesi Hz. Ömer’e (r.a) ulaştı. Hz. Ömer (r.a) onun suçsuz olduğunu bilse de fitneyi bastırmak için Hz. Sa‘d’ı (r.a) görevden azletti. Buna çok üzülen Hz. Sa‘d (r.a) fitne çıkaran kişinin eğer yalan söylüyorsa ömrünün ve fakirliğinin uzun olması için dua etti. Nitekim çok geçmeden fitneyi çıkaran kişi büyük sıkıntılara maruz kaldı ve çok uzun yaşadı. Halk böylece Hz. Sa‘d’ın (r.a) suçsuz olduğunu anladı.
Allah Teâlâ bizleri şefaatlerine nail eylesin. Âmin.