Tefekkür
İhlas İle Kulluk Edelim
> “Şüphesiz ki Kitab’ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini Allah’a has kılarak (ihlas ile) kulluk et.” (Zümer, 2)
>
İhlas saflaştırmak, bir şeyi başka şeylerden temizlemek demek. Müminden öncelikle istenen itikattaki ihlastır. Tevhid ile terbiye edilmiş bir zihin şirk, küfür ve nifakın pisliğinden uzaklaşır. İman ile amel arasında bir kopukluğun oluşmasını önler. Akaiddeki sarsılmaz bağlılık amele sirayet eder.
İhlasın dereceleri
Alimlerin ifadesi ile ihlasın üç derecesi vardır:
İhlasın yüksek derecesi; kulun sadece Cenab-ı Allah’ın emrini yerine getirmek ve kulluk hakkını gözetmek için ibadet etmesidir.
İhlasın orta derecesi; kulun sevap kazanmak ve azaptan sakınmak için ibadet etmesidir.
İhlasın düşük derecesi ise; kulun Cenab-ı Allah’ın dünyadaki ikramı ve dünya afetlerinden muhafazası için ibadet etmesidir.
Bu üçünün dışındakiler riyadır. Alimler ihlas ve niyeti bir arada zikretmişlerdir. Kulun kazancı ya kalbiyle ya diliyle ya da azalarıyladır. Niyet kalbin amelidir. Bazen kişi sadece kalbî ameli yani niyeti ile kazanabilir.
İki düşmandan korun
Zünnûn-i Mısrî (k.s) demiştir ki “İhlâs, iki düşman olan nefis ve şeytanın bozmasından korunan niyettir.” Bu niyeti kuramayan yani ihlaslı olmayanın ameli makbul olmaz. Ameline riya ve gösteriş karıştırdığı için ahirette hüsrana uğrar. Zira Ebû Hüreyre’den (r.a) rivayetle Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“Kıyamet gününde insanlar içinde hükmü ilk verilecek olan, şehit edilen bir adamdır. Bu adam getirilecek, Allah ona nimetlerini bildirecek ve o da onları tanıyacaktır. Allah ona; ‘Bu nimetler hakkında ne yaptın?’ diye soracak, şehit ise ‘Senin uğrunda çarpıştım ve şehit edildim’ diyecek. Allah ona; ‘Yalan söyledin. Bilakis sen, sana cesur denilmesi için savaştın. Gerçekten denildi de’ buyuracak. Sonra onun hakkında emir verecek ve o kişi yüzüstü sürüklenerek cehenneme atılacak.
Hesabı görülecek bir diğeri de ilim öğrenip öğreten ve Kur’an okuyan bir adamdır. Bu adam getirilecek, ona Allah nimetlerini bildirecek ve o da onları tanıyacak. Allah ona; ‘Bu nimetler hakkında ne yaptın?’ diye soracak, alim ise ‘İlim öğrendim ve öğrettim. Senin rızan için Kur’an okudum’ diyecek. Allah ona; ‘Yalan söyledin. Bilakis sen, sana alim denilmesi için ilim öğrendin ve kari denilmesi için Kur’an okudun. Gerçekten denildi de’ buyuracak. Sonra onun hakkında emir verecek ve adam yüzüstü sürüklenerek cehenneme atılacak.
Bir de Allah’ın, (rızkını) genişlettiği ve kendisine malın her sınıfından verdiği adamdır. Bu adam getirilecek, Allah ona nimetlerini bildirecek ve o da onları tanıyacaktır. Allah ona; ‘Bu nimetler hakkında ne yaptın?’ diye soracak, o zengin ise ‘Senin sevdiğin her yolda senin rızan için infak ettim’ diyecek. Allah ona; ‘Yalan söyledin. Bilakis sen, sana cömert denilmesi için yaptın. Gerçekten denildi de’ buyuracak. Sonra onun hakkında emir verecek ve zengin yüzüstü sürüklenerek cehenneme atılacak.’’ (Müslim, İmare, 43)
Namaz en büyük zikirdir. Namaz insanın bâtınını tereddüt ve karışıklıktan, zahirini fuhşiyat ve münkerattan korur.
Hasılıkelam, bütün peygamberler ihlas üzeredir. Allah dostları da ihlaslı amellerinden dolayı velayet tacını giymişlerdir. Dolayısıyla ihlas büyüklerin izinde gitmektir. Amellerin kabulüne, kurtuluşa ve yüksek derecelere vesiledir. Cenab-ı Allah, bizleri ihlaslı kullarından eylesin. Âmin.