Şeyh Abdurrahman Tâhî (k.s) bir seferinde zikrin nasıl yapılması gerektiğiyle alakalı şöyle söylemiştir: “Şevk uzak olana mahsustur. Kişi uzakta olduğu zaman dostuyla buluşmaya iştiyaklı olur. Muhabbet ise hâzır olan kişiler içindir.
Altın Silsile
Şeyh Abdurrahman Tâhî (k.s) bir seferinde zikrin nasıl yapılması gerektiğiyle alakalı şöyle söylemiştir: “Şevk uzak olana mahsustur. Kişi uzakta olduğu zaman dostuyla buluşmaya iştiyaklı olur. Muhabbet ise hâzır olan kişiler içindir. Öyleyse zikir, muhabbet ve huzur yolu üzere yapılmalıdır. Hasret hissiyle zikir dersi yapılmamalıdır. Bu şekildeki zikir yolu uzatır. Zaman, gaflet ve bidat zamanı olduğundan kısa yolu tercih etmek gerekir.”
Hikmet
Bazı kişilerde kendisinin veya bir başkasının ıslah olmayacağına dair düşünceler sâdır olur. Heva ve hevesten kurtulma konusundaki bu tarz ümitsizliklerin yersiz olduğunu İbn Atâullah İskenderî (k.s) şu sözleriyle ifade etmiştir: “Her kim şehvetine düşkün bir adamı Allah Teâlâ’nın bu şehvetten ve gafletten çıkarıp kurtaracağına hayret ederse Yüce Allah’ın kudretine acizlik isnat etmiş olur. Halbuki ‘O her şeyi yapmaya muktedirdir.’ (Kehf, 45)”
Haller ve Makamlar
Hâris el-Muhâsibî (rah.) tam bir muhabbet halini şöyle tanımlar: “Muhabbet bir şeye tüm varlığınla meyletmen, sonra nefsini, ruhunu ve malını sevdiğin için kendinden önce tercih etmen, sonrasında için ve dışın bu muhabbete uygun olduğu halde sevgiliyi hakkıyla sevemediğini, kusur ettiğini bilmendir.”
Kalpten Kalbe
Merhum Yarbay Mehmet Ildırar bir sohbetinde şöyle anlatmıştır: “Muhteremler! Allah Teâlâ’nın rahmetinden, bağışlamasından elbette ümit kesilmez. Malumdur ki sınırda dolaşmak can güvenliği açısından daima tehlikelidir. Ne zaman ne olacağı belli olmaz. Onun için güvenli bölgelerde yaşamak gerek. Bunun gibi manevi güvenli bölgeler de nebilerin, velilerin, meleklerin bulunduğu yerlerdir. Sağlam itikat, sahih ibadet ve taat üzere olmaktır.
Onlar dünya hayatında bizden, kendilerine itimat etmemizi isterler. Bunu ahiret günü bizi tanımak için yaparlar. Ahirette yalnız kalmamanın yolu nebilere, velilere tanınmaktır. Onlar bizi Allah Teâlâ’ya itaatimizle tanırlar. Buna itibar ederler.”
Velilerden Dualar
Şeyh Muhammed b. Süleyman Cezûlî (k.s) hazretleri şöyle dua etmiştir:
“Allah’ım! Peygamberimiz’i (s.a.v) (ardından gelen ümmetine imkânlar hazırlayan ve ikram etmek için cennette bizi bekleyen bir) öncü kıl. Onun havuzunu, bizden önce varanlara ve sonra gelecek olanlara buluşma yeri eyle.”
Sözün Özü
“Seher vaktinde kalkan âşıklara muhabbet şerbeti, Allah Teâlâ’dan korkanlara ise mağfiret bahşedilir.” Şeyh Abdurrahman Tâhî (k.s)
“Bir mümin üç gün art arda ilim öğrenmeyi keserse fark etmese de manevi halleri alt üst olur.” İmâm-ı Gazâlî (rah.)
“Fıkıh öğrenin. Zira fıkıh bilmeden ibadet yapılmaz.” Gavs-ı Sânî Şeyh Seyyid Abdülbaki Elhüseyni (k.s)