Şeyh Seyyid Tâhâ (k.s) şöyle der:
“Kendini beğenmişliğin ve riyakârlığın bu tarik-i Nakşibendî’de yeri yoktur. Böyle duygulara kapılan kimseler Nakşibendî değildir.
Altın Silsile
Şeyh Seyyid Tâhâ (k.s) şöyle der:
“Kendini beğenmişliğin ve riyakârlığın bu tarik-i Nakşibendî’de yeri yoktur. Böyle duygulara kapılan kimseler Nakşibendî değildir. Nakşibendî olan kimse nefsinin arzularına uymamalıdır. Çünkü nefsin arzusu, sahibini yoldan çıkarmaktır. Riyazet yapmak bizim tarikatımızda yoktur. Çünkü riyazet yolu uzatır, bizim gayemiz ise yolu kısaltmaktır.”
Hikmet
İbn Atâullah İskenderî (k.s) gaflette olan ve uyanık olan kimsenin durumu hakkında şunları söyler: “Gafil kimse sabaha erince bugün ne yapacağım, diye düşünür. Akil bir zat ise Allah Teâlâ bana ne yapacak (ve yaptıracak), der.”
Haller ve Makamlar
Evliyanın büyüklerinden Muzaffer el-Kirmisînî (k.s) şöyle demiştir: “Oruç üç kısımdır; ruhun orucu ki bu tûl-i emelden vazgeçmekle olur, aklın orucu ki bu nefsin isteklerine muhalefet etmekle olur ve nefsin orucu ki bu da yeme içme ve diğer orucu bozan şeylerden kişinin nefsini alıkoymasıyla olur.”
Kalpten Kalbe
Merhum Yarbay Mehmet Ildırar anlatıyor:
“Nefiste meydana gelecek şehvet ve vesveseleri gözetlemek, görülen zararlı hususları kökünden söküp atmak lazımdır. Her vesvesenin sebebini bulup, o sebebi ve alakayı kesmek lazımdır. Mücahede ve mücadelenin sonu yoktur.”
Velilerden Dualar
Seyyid Buhârî (k.s) şöyle dua ederdi: “Ey zorbaların ve büyüklük taslayanların rızkını kesen! Ey inatçı firavunların kökünü koparan Allah’ım! Senden tüm inatçılara, asi şeytanlara, bize zulmeden, bizimle savaşan ve bizi öldüren herkese karşı şiddetini göstermeni, yüce kahrınla onları kahretmeni istiyorum. Allah’ım! Ya Kahir! Ya Kadir! Ya Galib! Ya Kahhar! Fazlınla düşmanlarımızı kahrederek yenilgilerini bize göster.”
Sözün Özü
“Bir mümin kardeşini Allah Teâlâ için sevdiğinde onun dünyayla olan bağını azalt.”Ebû Bekir b. Tahir el-Ebherî (k.s)
“Haramlardan sakındığınız gibi kötü ahlaktan da sakınınız.”Ebü’l-Hüseyin b. Bünân (k.s)
“Gayemiz Allah içindir; mal mülk için değil, para için, şöhret için değildir.”Gavs-ı Sânî Şeyh Seyyid Abdülbaki Elhüseyni (k.s)