Yükleniyor...

Yükleniyor...

İlkeli yayıncılık anlayışıyla İslami ilimler, tasavvuf, tarih, kültür, sanat, eğitim, aile ve gençlik alanlarında doğru ve güvenilir eserler sunuyoruz. Ehl-i sünnet çizgisine uygun, sade ve anlaşılır içeriklerle her yaştan okuyucuya hitap ediyoruz.

Şeyh Abdurrahman Tâhî (k.s) hazretleri şöyle buyurur: “Bahar mevsimi hakkında (seyrü sülûkü adına) bana güvence verenin diğer mevsimlerine ben kefil olurum.”

Altın Silsile

Şeyh Abdurrahman Tâhî (k.s) hazretleri şöyle buyurur: “Bahar mevsimi hakkında (seyrü sülûkü adına) bana güvence verenin diğer mevsimlerine ben kefil olurum.”Yine bahar ayında müridlerin halleri hakkında şöyle buyurmaktadır: “Makbul mürid ilkbahar aylarında daha çok amel işlemeye gayret gösteren müriddir. Çünkü ilkbahar bitkilerin filizlenme dönemidir. İnsan da toprak unsurundan yaratıldığından bahar mevsiminde bitmesi, filizlenmesi gerekir. Bu filizlenme (amellere göre) ya gaflete ya da uyanıklığa doğru olur.”

Hikmet

İbn Atâullah el-İskenderî (k.s) hazretleri Hikem adlı eserinde şöyle der: “Allah’ı zikrederken kalp huzurunu bulamasan da zikri bırakma. Çünkü zikirden gafil olmak, zikir esnasında gafil olmaktan daha beterdir. Cenab-ı Hak seni gafletli zikirden gafletsiz zikre ulaştırır, gafletsiz zikirden huzur zikrine yükseltir ve kalp huzuruyla yapılan zikirden de masivayı unutarak yapılan zikre eriştirir. ‘Bu Allah için hiç de zor değildir.’ (Fâtır, 17)”

Haller ve Makamlar

Şeyh Abdülkerim Kuşeyrî (k.s) şöyle der: “Bu yolun büyükleri ‘Sufi İbnü’l-vakt’tir (vaktin oğludur) der.Denildi ki ‘Boşa geçmiş zamanı telafi etmekle meşgul olmak ikinci bir vakti zayi etmektir (o an o vaktin amelini öncelikli tutup hayıflanmayı bırakmalı ve ileriye bakmalıdır, telafi ancak böyle olur).’Yine büyükler ‘Vakit kılıç gibidir’ buyurmuşlardır.”

Sözün Özü

“İdareciler bir havuza, halk ise havuzu dolduran borulara benzer. Eğer borulardan kirli su gelirse havuz kirli suyla, temiz su gelirse havuz temiz suyla dolar.”Mevlânâ Celâleddin Rûmî (k.s)

“Nefsini muhasebeye çek ve emellerini azalt zira ciddi olanlar vasıl olabilir.”Ebû İshak İbrahim el-Lekanî (rah.)

“Bir kimse şehvetle harama baktığında onun manevi sureti değişir.”Gavs-ı Sânî Şeyh Seyyid Abdülbaki Elhüseyni (k.s)

Velilerden Dualar

Şeyh Mevlânâ Halid-i Bağdâdî (k.s) sünnette varit olan şu duayı yapmıştır:

“Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur. Beni sen yarattın, ben de senin kulunum. Gücüm yettiğince senin ahdin ve vaadin üzereyim. İşlediklerimin şerrinden sana sığınırım. Bana olan nimetlerini ve günahımı sana itiraf ediyorum. Günahlarımı bağışla. Şüphesiz günahları senden başkası bağışlayamaz. Senden başka ilah yoktur, bense zalimlerden oldum.”

Kalpten Kalbe

Merhum Yarbay Mehmet Ildırar anlatıyor:

“Gavs-ı Kasrevî (k.s) zamanında bir gün Kasrik köyünde resmî yüzbaşı elbisesiyle yürüyordum. Gavs-ı Kasrevî hazretlerinin yanında bir adam vardı, Gavs (k.s) hazretleri ona hürmet ediyordu. Anladım ki bu adamın kıymettar bir vasfı var. Sonradan öğrendim ‘Molla Ebubekir’ isminde muhterem bir hocaymış. Bu hoca beni resmî elbiseyle görünce özel ilgi gösterdi. Bana şu şekilde bir nasihat etti: ‘Oğlum Yüzbaşı Mehmet Bey! Sen cuma guslünü iki elin kanda olsa terk etme. En efdal cuma guslü, guslü alıp cumaya gitmekle olur. Ama sen subaysın, o gün askeri vazifen olabilir. Böyle durumlarda sabah namazında cuma guslünü al. Cuma günü sabah namazında alamazsan perşembeyi cumaya bağlayan gecede al. Cuma günü namaz için hususen gusül alamazsan yatsı namazına kadar o guslü almış ol. Sakın bu sünneti (cuma guslünü) terk etme.’ Bana bu sözü söyledikten sonra cuma namazı için gusül almadığım -haşa övünmek yok- üç kere desem bile fazla olur.”