İmâm-ı Rabbânî (k.s) hazretlerinin oğlu ve halifesi Muhammed Masum Farukî (k.s) şöyle buyurur:
Altın Silsile
İmâm-ı Rabbânî (k.s) hazretlerinin oğlu ve halifesi Muhammed Masum Farukî (k.s) şöyle buyurur: “Salikin maneviyat yolundaki sürati iki şeyle gerçekleşir. Birincisi, kalbiyle halktan Hakk’a yönelip daima zikirle meşgul olmasıdır. İkincisi ise kâmil olan şeyhin salike çokça yönelmesidir. Eğer Allah Teâlâ bunu müride kolaylaştırırsa salik, seyr-i sülukünü süratle kat eder. Eğer yukarıdaki iki husus eksik olursa salikin seyri yavaş olur.”
Hikmet
İbn Atâullah el-İskenderî (k.s) hazretleri Hikem adlı eserinde şöyle buyurur: “Allah Teâlâ katındaki değerini bilmek istersen seni hangi işte bulundurduğuna yani neyle meşgul olduğuna bak.’’
İbn Atâullah el-İskenderî (k.s) hazretleri Hikem adlı eserinde şöyle buyurur: “Allah Teâlâ katındaki değerini bilmek istersen seni hangi işte bulundurduğuna yani neyle meşgul olduğuna bak.’’
Haller ve Makamlar
İmam Kuşeyrî (k.s) şöyle buyurur: “Tasavvuf büyükleri ‘fena’ makamının kötü sıfatlardan kurtulmak, ‘beka’ makamının da övülmüş sıfatlara kavuşmak olduğuna işaret etmişlerdir. Hal böyle olunca kulda bu iki sıfattan biri mutlaka bulunur. Şu da malumdur ki şayet bu iki sıfattan biri tastamam ortada yoksa, demek ki üçüncü bir kısım daha vardır. Kişi nefsindeki yerilmiş sıfatlardan kurtulmaya başlarsa, o zaman övülmüş sıfatlar onda yer etmeye başlar. Kimde yerilmiş vasıflar çoğunlukta olursa övülmüş sıfatlar onda örtülü kalır.”
Kalpten Kalbe
Merhum Mehmet Ildırar anlatıyor:
“Ey derviş! Niçin tarikata girdin? Hakkıyla Allah’a kulluk için, hakkıyla emrine itaat için, hakkıyla günahlardan kurtulmak için. Bu olmazsa tasavvuf da boş. Allah Teâlâ’nın huzuruna beş dakika hiçbir şey getirmeden çıkamıyoruz. Yani kalbimizi namaza veremiyoruz. Namazın bâtıni noksanlıkları bir yana dursun, kıyam olmuyor, secde olmuyor, ayakların duruşu olmuyor. Abdest ise yüzbinlerce yamalı. Ahval bozuk. Şu halde ey sofi! Dervişlik (sadece) bir hikâye olmasın!”
Velilerden Dualar
Hâce Muhammed Buhârî (k.s) hazretleri şöyle dua etmiştir:
“Ey kudret ve ululuk sahibi! Ey yedi kat gök ve yerdeki güzellikleri bilen! Ey kalplerden geçen tereddütleri bilen, Mekke ve Medine çevresini bütün şehir ve beldelere üstün kılan! Sen ?Sübhan’ olansın. Ey yer ve toprak altındakileri bilen! Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin. Allah’ım! Bizim ilmimizi, nurumuzu ve hilmimizi arttır. Bize bilinen ve bilinmeyen nimetler ver.”
Sözün Özü
“Tefekkür, Hz. Peygamberimiz’in (s.a.v) ilk amelidir. Zira bütün farzlardan önce onun ibadeti, Allah Teâlâ’nın mahlukatını ve nimetlerini düşünmekti. O halde siz de tefekküre sımsıkı sarılın ve onu ibret vesilesi yapın.”Seyyid Ahmed er-Rifâî (k.s)
“Allah katında en sevimli ses, tövbekâr bir günahkârın; ‘Ya Rabbi!’ demesidir.”İmam Gazâlî (rah.)
“Anlayışlı insanlar; kusuru değil, güzelliği arar.” Şeyh Sa‘dî Şîrâzî (rah.)