Yükleniyor...

Yükleniyor...

İlkeli yayıncılık anlayışıyla İslami ilimler, tasavvuf, tarih, kültür, sanat, eğitim, aile ve gençlik alanlarında doğru ve güvenilir eserler sunuyoruz. Ehl-i sünnet çizgisine uygun, sade ve anlaşılır içeriklerle her yaştan okuyucuya hitap ediyoruz.

Ev idaresinde israf, görünmez bir düşman; itidal ise gizli bir hazinedir.

Ev idaresinde israf, görünmez bir düşman; itidal ise gizli bir hazinedir.

Ev idaresi, günümüzde ev ekonomisi olarak da ifade edilir ve somut veriler üzerine inşa edilir. Biz ise ev idaresi olarak ifade ettiğimiz bu manayı bir evin kalbi gibi görürüz. Bu yüzden ev halkının sadece zahirî tutumları değil, manevi durumları da ev idaresinde önemlidir. Nasıl ki kalp tüm bedeni ayakta tutar, evin idaresi de aile fertlerinin huzurunu, güvenini, düzenini ve maneviyatını ayakta tutar. Bu idarede en önemli iki ölçü, israfın terk edilmesi ve itidalin gözetilmesidir. İsraf, görünüşte rahatlık sunsa da uzun vadede nimetlerin bereketini azaltır. İtidal ise hem eşyada hem ilişkilerde düzeni ve huzuru beraberinde getirir.

İsrafın görünür ve görünmez çehresi

Evlerimizde çoğu zaman farkında olmadan bir şeyleri israf ederiz. Sofrada artan yemekler, kullanılmayan kıyafetler, gereksiz tüketilen su ve elektrik bunların açık örnekleridir. Fakat israf sadece maddeyle sınırlı değildir; ev halkının birbirine ayırmadığı vakit, boşa harcanan saatler, ertelenen işler de zaman israfıdır.

Bugün modern dünyanın getirdiği en büyük imtihanlardan biri de dijital alanlardaki israftır. Bazı araştırmalara göre Türkiye’de yetişkinler günde ortalama altı saatini ekran karşısında, gençler ise dokuz saate varan sürelerle vaktini telefon ve bilgisayar başında geçirmektedir. Sadece günlük sosyal medya kullanımı ise üç saate ulaşmıştır. Bu tablo, zamanın nasıl sessizce elimizden kayıp gittiğini göstermektedir. Oysa zaman boşa harcandığında geri getirilmesi mümkün olmayan çok değerli bir nimettir.

İtidaldeki incelik

İtidal, harcamada ve yaşama biçiminde denge demektir. Aile fertlerinin sorumluluklarını paylaşırken birbirini yormaması, görevleri ölçülü dağıtması, misafir ağırlarken gösterişe kaçmadan cömertliği koruması, çocukların taleplerini değerlendirirken onları şımartmadan ihtiyaçlarını gidermesi… Tüm bunlar ev idaresinde itidalin günlük hayata yansıyan örnekleridir.

İtidal aynı zamanda psikolojik bir rahatlıktır. Evinde ölçüyü koruyan insan, sürekli borçları ve ödeme takvimini düşünmez. Yeni şeyler alma telaşıyla da yorulmaz. İçinde bulunduğu hale razı olur, elindekini koruyarak şükürle yaşar. Böylece evin havası da değişir, gerginliklerin yerini huzur alır.

Sofrada ölçü

Evlerin en büyük israf alanlarından biri sofradır. Gereğinden fazla pişirilen yemekler, artan ekmekler, tabağa alınıp bitirilmeyen lokmalar… Oysa Peygamber Efendimiz (s.a.v) aza kanaat etmiş, sofradan doymadan kalkmayı öğütlemiş, hiçbir nimeti küçümsememiştir. Bu ölçü evlerimizde uygulandığında sadece bütçe değil, aynı zamanda terbiye de korunur.

Sofra öncesi market, pazar alışverişini bozulma ve çürümeye neden olmayacak kadar ölçülü yapmak, sofradan kalkarken tabağımızda yemek, bardağımızda içecek bırakmamak, bozulmamış, taze olmayan ekmekleri de tüketmek, tüm bu davranışları aile fertlerine öğretmek, bir nimetin çöpe gitmesinin aslında şükürsüzlük olduğunu hatırlatmak israfı önlemenin en güçlü yollarındandır. Çünkü sofrada kazanılan bilinç, hayatın diğer alanlarına da yansır.

Toplumsal yansımalar

Ev, bir toplumun en küçük aynasıdır. Evinde israfsız yaşamayı öğrenen birey, dışarıda da bu ahlakı sürdürür. Gereksiz tüketime kapılmayan aileler çoğaldıkça toplumda dayanışma, tasarruf ve bereket artar. Çöpe giden ekmek azalır, su daha bilinçli tüketilir, gereksiz elektrik kullanımı düşer ve vakit daha verimli değerlendirilir. İtidalli evlerden oluşan bir toplum, krizlere karşı daha dirençli olur.

Sonuç olarak; ev idaresinde israf, görünmez bir düşman; itidal ise gizli bir hazinedir. Eşyada, yemekte, vakitte ve ilişkilerde ölçüyü gözeten evlerde huzur da bereket de artar. Rabbimiz bizlere, israftan uzak, itidal üzere olan yuvalar nasip eylesin.