Âlem-i İslam
Dünya Susmadı, Tarih Susmadı, Hakikat Susmayacak
Merhum Sezai Karakoç, Diriliş dergisinin 7. sayısındaki (5 Eylül 1988) Filistin'le ilgili makalesinde şöyle diyor: “Filistin halkı da gereğince ve yeterince desteklenmiyor. Yine de hiç yılmadan savaşıyorlar. Ve son kişilerine kadar savaşacaklar.
Merhum Sezai Karakoç, Diriliş dergisinin 7. sayısındaki (5 Eylül 1988) Filistin'le ilgili makalesinde şöyle diyor: “Filistin halkı da gereğince ve yeterince desteklenmiyor. Yine de hiç yılmadan savaşıyorlar. Ve son kişilerine kadar savaşacaklar. Allah, yardım edecektir. Hiç umulmayan fırsatlar doğabilir. İsrail belki de bir gün, beklemediği kuvvetleri karşısında görebilir. İsrailliler de her halk gibi, yöneticilerinin tarihe, akla ve vicdana zıt tutumlarının bedelini çok pahalıya ödeyebilir.” Aradan tam 36 sene geçmiş. Gelinen noktada İsrail sorunuyla ilgili üzülerek ifade etmeliyiz ki doğru düzgün bir mesafe kat edilmiş değil.
7 Ekim’den bu yana, resmî olmayan rakamlara göre şehit edilen insan sayısı 50 bini aştı. Netanyahu yönetimi öylesine bir hınçla saldırıyor ki uluslararası kamuoyunca gösterilen tepkiler, ültimatomlar işe yaramıyor. Hatta Gazze’yi işgal etmeye başladığı günden itibaren İsrail’e yoğun bir şekilde omuz veren, 250 milyar dolardan fazla silah ve mühimmat yardımı yapan ABD’nin desteğini çekeceğinin sinyallerini vermesi bile Tel Aviv’de herhangi bir yumuşamaya neden olmuyor. Gelinen noktada ateşkes görüşmeleri de olumsuz sonuçlandı.
Kampüslerden yükselen ses
İsrail’in bu küstahça tavrı uzun süre hükûmetler düzeyinde desteklense de zulme karşı seslerini gür bir şekilde yükselten kitleler var. Geçtiğimiz aylarda dünyanın her yerinde sokaklara dökülen milyonlarca kişi Gazze’de yaşanan insanlık dramının durması için haykırmıştı. Netanyahu ve şürekâsı bu sedayı duymazdan gelmişti elbette. Fakat Tel Aviv vurdukça, vicdan sahibi kitlelerin yumrukları daha sıkılı bir şekilde havaya kalkmaya başladı. ABD’nin dünyaca ünlü üniversitelerinde öğrenciler, Gazze’ye destek gösterileri düzenliyor. Columbia’da başlayan eylemler, artık onlarca üniversitede yapılıyor. Manhattan’da bulunan City College’daki protestolara kendilerini “New York Workers” olarak adlandıran ve işçilerle aktivistlerden oluşan bir grup da katıldı. Böylelikle öğrenciler nezdinde başlayan tepkiler sokakları da tesiri altına almış oldu. Kampüste Gazze Dayanışma Kampı kuran öğrenciler, halkla birlikte “Katil İsrail” sloganları atıyor. Bunu, olayları provoke etmek isteyenlere ve karşılarına dikilen, kendilerine şiddet uygulayan polislere karşı yapıyorlar üstelik. Üniversite yönetimleri vaziyetten rahatsız. Ancak akademisyenlerin ve bazı siyasetçilerin verdiği destek, üniversitelerin yönetimlerinin ellerini kollarını bağlıyor!
Zulüm payidar olmaz
Zulmün bir coğrafyada ilelebet payidar olması, eşyanın tabiatına aykırı. Devran kuşkusuz dönecek. Hem de yalnızca siyonist rejim için, siyonist halk için veya siyonist İsrail için değil! Neredeyse varlığını bölgedeki gözü dönmüşlüğün devam etmesine bağlayan ABD için de… Sayısı 2 milyarı aşkın İslam dünyası kanla yazılan hikâyeyi mazlumların lehine çeviremedi henüz. Ama artık kazan dipten kaynamaya başladı. Gidişat, masumlara silah doğrultan, üzerlerine bomba yağdıranların aleyhine seyrediyor. Kelebek etkisi diye bir kavram var, malum. Bir olayın yahut sistemin başlangıç verilerinde yaşanacak küçük değişiklikler son derece büyük ve öngörülemez sonuçları ortaya çıkarabilir.
Kelebek etkisi
Edward Lorenz’in Kaos Teorisi’nde verdiği örnekle somutlaştıralım. Buna göre Amazon Ormanları’nda bir kelebeğin kanat çırpması Amerika’da fırtına kopmasına neden olabilir. Görünen o ki yeryüzünün her noktasından binlerce kelebek, Gazze’de hayattan koparılan on binler için kanat çırpıyor. Bakalım İsrail ve destekçileri oluşacak fırtınaya ne kadar direnebilecekler? Sezai Karakoç’la başladık yine onunla bitirelim: “Onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak tarih susmayacak. Tarih sussa hakikat susmayacak. Onlar sanıyorlar ki bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. Halbuki bizden kurtulsalar vicdan azabından kurtulamayacaklar. Vicdan azabından kurtulsalar tarihin azabından kurtulamayacaklar. Tarihin azabından kurtulsalar Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar.”