Yükleniyor...

Yükleniyor...

İlkeli yayıncılık anlayışıyla İslami ilimler, tasavvuf, tarih, kültür, sanat, eğitim, aile ve gençlik alanlarında doğru ve güvenilir eserler sunuyoruz. Ehl-i sünnet çizgisine uygun, sade ve anlaşılır içeriklerle her yaştan okuyucuya hitap ediyoruz.

Arkadaşlarım Boykot Ürünleri Satın Alıyor. Ne Yapmalıyım?

Yaptığımız boykotun bir etkisi olmayacağını düşünsek bile safımızın belli olması bize onur verir.

Gündemlerimiz sürekli değişiyor. Gerek ülke genelinde, gerek bireysel olarak kendi içimizde… Ancak bir gündem var ki sürekli meşgul olmamız gerekir: Gazze’deki insanlık dramı ve kardeşlerimizin hali. Bu gündem, zulüm son bulana kadar değişmemeli. Sürekli zihnimizin bir yerlerinde bulunmalı, sık sık hem bize hem de çevremize kendisini hatırlatmalı.

Bu gündemi hayatımıza yansıtmamız da müslümanlığımızın bir gereği aslında. Çünkü Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.” (Buhârî, Edeb, 27) Mümin olmanın gerekliliklerinden biri de mümin kardeşlerimizi sevmek, onlara şefkat duymak ve yardım etmektir.

Safımız belli olsun

İnsanlar genel olarak mevcut düzenlerini bozmak istemezler. Aynı zamanda toplumun geneli nasıl hareket ederse geri kalanı da aynı şekilde hareket etmeyi tercih eder. Tabii ki bu harekette sosyal medya ve yayın organlarının etkisi de oldukça fazla.

Mesela günümüzde revaçta olan alışveriş furyası yayın organlarının etkisiyle yayıldı. İnsanları alışveriş canavarına çeviren bu sistem hem üretene hem nakliyeciye hem de satıcıya kazandırıyor. Açık bir şekilde kazan-kazan sistemi kurulu. Ancak emin olun ki tüketiciye hem maddi hem de manevi olarak zarar ettiriyor. Filistin özelinde de yapılacak olan bir boykot; bu düzene çomak sokmak, bu düzenin karşısına çıkmak demektir. Bunu istemezler elbette. Bundan dolayı özellikle sosyal medya üzerinden bazı kripto fenomenlerin söylemleriyle biz müslümanlar nezdinde boykotu anlamsızlaştırmaya ve itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Bu dönemde “Bizim yapacağımız boykotun bir etkisi mi olur ki?” gibi söylemlere şahit olduk. Öte yandan boykotun nasıl bir etkisi olduğunu da gördük. Yapılan boykotlar vesilesiyle bazı ülkelerde bu zulme ortak olan işletmeler kapandı. Bazı ürünlerin fiyatları satılsın diye yarı yarıya indirildi. Dikkatimizi dağıtmak için satışa yönelik birçok kampanya düzenlendi. Ancak biz müslümanlar aynı şekilde boykot ürünlerine karşı duruşumuzu değiştirmeyeceğiz.

Yukarıda da değindiğimiz gibi değişiklik herkesin harcı değil. Mevcut düzeni bozmak ve yeni bir düzene geçmek zor. Biz de bu düzen içinde doğduk büyüdük. Fakat bazen bir hareketimizle tüm algıları yıkabilir, tüm alışılagelmiş kötü düzenin önünde bir engel olmaya muktedir olabiliriz. Bu da ancak duruşumuzu ve yürüyüşümüzü bozmadan olabilir.

Yaptığımız boykotun bir etkisi olmayacağını düşünsek bile safımızın belli olması bize onur verir. İnsanı tanımlayan en önemli etkenlerden biri de durduğu yerdir. Biz bir nebze de olsa mümin kardeşlerimizin yanındayız. Müslümanların yanındayız. Meşhur karınca misali safımız belli elhamdülillah.

Boykotun nasıl bir etkisi olduğunu gördük. Bazı ülkelerde zulme ortak olan işletmeler kapandı. Bazı ürünlerin fiyatları satılsın diye yarı yarıya indirildi.

Ne yapmalı?

Peki, Gazze özelinde kardeşlerimize nasıl yardım edebiliriz? Bu meseleyi biraz tefekkür edelim isterseniz. Öncelikle Gazze’deki mevcut durumu dert etmemiz lazım. Orada kardeşlerimiz bir mücadele veriyorlar. Yüreklerimizin kaldıramayacağı bir muameleyle karşı karşılar. Bizim halis niyetle dert edinmemiz arkadaşlarımıza da tesir edecektir. Tabii, onlarla beraberken bu durumu ara ara zikretmeli ve açıkça çevremizi bilinçlendirmeliyiz. Boykota devam ederek güzel örnek olmalıyız. Bu hem bizde hem de çevremizde bir bilince sebep olacaktır, inşallah.

Aynı şekilde belirli yardım kuruluşları aracılığıyla imkân dahilinde Filistin’e giden yardımlara katkıda bulunmalıyız. Her ne kadar kuşatma altında olan yerlere yardımlar gitmese de Filistin’in bazı bölgelerine ulaştırılıyor.

Bunun yanında namazlarımızdan sonra kardeşlerimize dua etmeyi asla ihmal etmemeliyiz. Dua müminin silahıdır. Allah Teâlâ mühlet verir ancak asla ihmal etmez. Vaktini beklemeli ve dualarımızı arttırmalıyız. Bu süreci bu şekilde geçirmek gerekiyor. Hayırla kalın, Allah Teâlâ’ya emanet olun.