Aile
Annemden Sonra Annem!
“Allah sana merhamet etsin ey anneciğim! Sen benim annemden sonra annemdin. Kendin aç kalır beni doyururdun, kendine yeni giysi almaz beni giydirirdin, kendin güzel yemekleri terk eder beni yedirirdin. Bunun karşılığında sadece Allah rızasını ve ahiret yurdunu isterdin.” (Taberânî, el-Mu'cemu'l-Evsat, 1/67).
Resul-i Ekrem (s.a.v) efendimizin çocukluk yıllarında onunla ilgilenme şerefine nail olan, etrafında oluşturdukları şefkat halesiyle onu sarıp sarmalayan validelerimiz vardı. Buyrun bu kıymetli annelerimizden bahsedelim.
Efendimiz’in sütanneleri
Sevgili Peygamberimiz’e (s.a.v) sütannelik yapan iki hanım vardır. Biri Ebû Leheb’in hizmetçisi Süveybe’dir. Efendimiz’e (s.a.v) sadece bir hafta kadar süt verdi fakat o yüce Resul (s.a.v), ömrü boyunca ona hep sevgi ve ilgi gösterdi. Diğeri de Hz. Halime’dir. Bu nasipli hanımdan bahsetmek Resul-i Ekrem (s.a.v) efendimizin bir evlat olarak sergilediği farklı güzellikleri görmemize imkân tanıyacaktır.
Bilindiği üzere Efendimiz (s.a.v) Hz. Halime’nin (r.anha) yanındayken yazları Benî Sa‘d kabilesinin köyünde geçirmiş ve onun sağlıklı ve gürbüz olarak Mekke’ye dönmesi annesini ve dedesini çok sevindirmişti.
Aradan yıllar geçti... Peygamberimiz’in (s.a.v) Hz. Hatice (r.anha) ile evliliğinin ilk yıllarında bir gün Hz. Halime çıkageldi. Süt evladının evlenip yuva kurduğunu duyduğunda çok sevindi. Peygamberimiz’e (s.a.v) misafir oldu. Resul-i Kibriyâ (s.a.v) ve onun sevgili eşi Hz. Hatice (r. anha), Hz. Halime’yi sevinç ve ilgiyle karşılamıştı. Ona “Anneciğim! Anneciğim!” diye hitap ederek sırtındaki hırkasını çıkarıp yere seren Efendimiz (s.a.v), -geleneklere göre- saygı ve sevginin en üst seviyede bir ifadesi olarak sütannesini serdiği hırkasının üzerine oturtmuştu.
Hz. Halime (r.anha), kıtlık ve kuraklıktan dolayı zor günler geçirdiklerinden söz edince, Efendimiz (s.a.v) kırk koyunluk bir sürü ve hediyelik eşyalarını yüklediği bir deve ile köyüne uğurlamıştı onu.
Bizler, tarih kitaplarında Hz. Halime’yi, kocası Hâris’i, süt kardeşleri Şeyma ve Abdullah’ı (r.anhüm) sonradan hep birlikte müslüman olup Peygamberimiz’e (s.a.v) iman eden kimseler olarak görüyorsak eğer bunda Resul-i Ekrem (s.a.v) efendimizin güzel ahlakı ve üstün şahsiyetinin de önemli bir rolü vardır.
Ümmü Eymen radıyallahu anha
Altı yaşında bir çocuk... Önce babadan yetim, sonra anadan öksüz... Dadısı bağrına bastı onu; özenle, şefkatle titredi üzerine ve salimen ulaştıkları Mekke’de teslim etti dedesine. Bu hanım Ümmü Eymen’di (r.anha).
Peygamberimiz (s.a.v) hayatta olduğu sürece Ümmü Eymen’i (r.anha) hep el üstünde tuttu ve ona hep “Anneciğim!” diye hitap etti. Ona şefkat ve merhamet kanatlarını gerdi ve onun için şu paha biçilmez değerdeki sözleri söyledi:
“Ümmü Eymen, annemden sonra annemdir. O bana annemden kalan bir yadigârdır.” (Hâkim, el-Müstedrek, 4/70)
“Ümmü Eymen, annemden sonra annemdir. O bana annemden kalan bir yadigârdır.”(Hâkim, el-Müstedrek, 4/70)
Fâtıma bint Esed radıyallahu anha
Sevgili Peygamberimiz’in (s.a.v) hayırla yâd ettiği diğer bir hanım da Hz. Ali’nin (r.a) annesi Hz. Fâtıma bint Esed’dir.
Dedesinin vefatından sonra sekiz yaşında yetim ve öksüz bir çocuk olarak evine gelen Efendimiz’e (s.a.v) öz evladı gibi davranma yüceliğini gösteren bu hanım sahabi, onun özel ilgisine mazhar olmuştur hayatı boyunca.
Gün gelip muhterem hanım vefat edince Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) cenazeyle yakından ilgilendi. Gömleğini çıkararak kefen olarak kullansınlar diye vermişti. Ardından defnolunacak kabre önce kendisi inerek boylu boyunca uzanmış, bir süre orada kalmıştı. Efendimiz (s.a.v) Fâtıma bint Esed hakkında şöyle demişti: “Allah sana merhamet etsin ey anneciğim! Sen benim annemden sonra annemdin. Kendin aç kalır beni doyururdun, kendine yeni giysi almaz beni giydirirdin, kendin güzel yemekleri terk eder beni yedirirdin. Bunun karşılığında sadece Allah rızasını ve ahiret yurdunu isterdin.” (Taberânî, el-Mu'cemu'l-Evsat, 1/67).
Aktarılan örneklerden anlaşılan şudur ki Resul-i Ekrem (s.a.v), kendisine çocukluk yıllarında anne şefkatiyle muamele eden hiç kimseyi unutmamıştır. Binlerce salat ve selam olsun Kutlu Nebi’ye, ailesine, ashabına ve sevdiklerine…