Yükleniyor...

Yükleniyor...

İlkeli yayıncılık anlayışıyla İslami ilimler, tasavvuf, tarih, kültür, sanat, eğitim, aile ve gençlik alanlarında doğru ve güvenilir eserler sunuyoruz. Ehl-i sünnet çizgisine uygun, sade ve anlaşılır içeriklerle her yaştan okuyucuya hitap ediyoruz.

Ailenin Çocuk Terbiyesindeki Yeri Ve Önemi

“Çocuk anne ve babasının yanında bir emanettir. Onun her türlü şekli almaya hazır, temiz ve boş kalbi de âdeta bir cevherdir.” İmam Gazâlî rahmetullahi aleyh

Aile ocağının çocuk için son derece önemli olduğu eskiden beri benimsenen ve son yıllarda yapılan araştırmalarda da ortaya konulan bir hakikattir.

Bebeklik çağıyla başlayan çocukluk yıllarının bu kurum içinde geçirilmesi, aileye ayrı bir önem kazandırmaktadır. Çünkü çocukluk yılları, karakterin şekil kazandığı bir dönemdir. Dolayısıyla bu yıllarda çocuğa verilecek terbiyenin hayatı boyunca etkili olacağını söyleyebiliriz.

Çocukluk dönemi böylesine bir önem taşıdığı için, bu yıllarda aileden alınan terbiye ve özellikle din eğitimi onun duygu ve düşüncelerine, tutum ve davranışlarına yön vermektedir. Çocukken sağlıklı ve yeterli din eğitimi almış bireylerin, karşılaştıkları olaylara bakışlarındaki farklılık hemen hissedilmektedir. Çünkü iman duygusunun insana sağladığı güven ve manevi huzur, değişen ve ağırlaşan hayat şartlarında, fertler için bir sığınak vazifesi görmektedir.

Din eğitiminden mahrumiyet, fertlerde manevi boşluğa yol açarken hatalı bir eğitim de ileriki yaşlarda dine karşı antipatiye sebep olabilmektedir. İşte böylesine önem arz eden bir dönemde sahih bilgilerden oluşan yeterli bir din eğitimi için dikkat edilmesi gereken hususları bu satırlarda ve bundan sonraki yazılarımızda ele almaya çalışacağız.

Konularımızı işlerken Kur’an-ı Kerim ayetleri ve Resul-i Ekrem (s.a.v) efendimizin hadisleri yanında İslam alimlerinin görüşleri bize rehberlik edecektir. Şimdi geliniz, ailede verilecek terbiyede ve din eğitiminde dikkat edilecek hususları birer birer ele alalım.

Dinî eğitim ailede başlar

Ailenin, çocuğa ilk dinî bilgilerin verildiği kurum olması yanında çocuğun hem iç dünyası hem de sosyal hayatı açısından önemi malumdur. Ağaç yaşken eğilir. 17. yüzyıl Avrupa’sında yaşamış meşhur bir eğitimcinin şu ifadeleri de bu olgunun beynelmilel bir kabule dayandığını göstermektedir: “Bir boya ile ilk defa boyanmış bir yün, boyanın rengini öyle sağlam bir tarzda emer ve alır ki onu artık ikinci defa bir başka renge boyamak kolay olmaz. Bir yaş ağaç bükülerek kolayca çember haline getirilebilir; fakat kuruduktan sonra bu çemberi düzeltmek ve ağacı eski haline getirmek istersek kırılır. Tıpkı bunun gibi, ilk izlenimler insan ruhunda öyle sağlam, kuvvetli ve derin tesirler bırakır ki onları beyinden söküp atmak âdeta imkânsızlaşır.”

Çocuk eğitiminde ailenin bu denli önemli oluşuna, Kur’an-ı Kerim ve sünnet-i seniyyede çeşitli vesilelerle dikkat çekilmektedir. Mesela bazı ayetlerde şöyle buyrulmaktadır:

“Ey müminler! Yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden kendinizi ve ailenizi koruyunuz...” (Tahrîm, 6)

“Ey Peygamber! Ailene namaz kılmalarını emret ve sen de bunda sebat et.” (Tâhâ, 132)

Hz. Peygamber’in (s.a.v) çocukların terbiyesiyle ilgili hadisleri de son derece dikkat çekicidir. Nitekim bir hadisinde şöyle buyurmaktadır:

“Çocuğa güzel bir isim verilmesi ve güzelce terbiye edilmesi, onun anne ve babası üzerindeki haklarından biridir.” (İbn Mâce, Edeb, 3)

Hadis olarak da rivayet edilen ve aile ocağının çocuk terbiyesindeki önemine dair şu sözü de zikretmeliyiz: “Bir şeyi küçük yaşta öğrenmek, onu taş üzerine nakşetmek gibidir.” (bkz. Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 2/66)

İmam Gazâlî’nin konuyla ilgili şu görüşleriyle sözlerimizi tamamlayalım:

“Çocuk anne ve babasının yanında bir emanettir. Onun her türlü şekli almaya hazır, temiz ve boş kalbi de âdeta bir cevherdir. O her türden nakşa müsait olduğu gibi, meylettirildiği her şeyi almaya da kabiliyetlidir. Eğer çocuk iyiliklere yöneltilirse hayır üzere büyür, dünya ve ahirette mesut olur.” (İmam Gazâlî, İhyâü Ulûmi’d-Dîn, 2/72)

Konuya devam edeceğiz. Sağlıcakla kalınız…